26.06.2009
Ertuğrul Güler, Aydın-Türkiye
kunala15@hotmail.com
Herkese Selam.
Öncelikle selamlarını ileten Yasin kardeşime saygı ve selamlarımı sunarım. Sizlerle unutamadığım 3 hikayemi paylaşmak istedim...
1.Hikayemin ilki, bu sitenin mimarı, emeği ödenmez Gürkan ağabeyim ile alakalı. Arnavutluğa yeni geldiğim zamanlarda Gürkan ağabeyler ile Elbasan'a gitmiş, biraz dolaştıktan sonra Cerrik'e geri dönmek için furgona (dolmuş) binmek üzereydik, en son ben binmiş ve furgonun sürme kapısını sert bir şekilde ittirmiştim. İlk esnada kapı kapanmamıştı, bende tekrar ittirip kapattıktan sonra arabanın ön kısmına, şoför mahalindeki yere oturmuştum. Yanımdaki Arnavut yolcu bana bişeyler diyor ama anlamıyordum. Arkadan hemen Gürkan ağabey müdahale ederek; "Hocam adam elımi kapıya kıstırdığını söylemeye çalışıyor." dediğinde ben bir an şok olmuştum. Kapının ilk esnada neden kapanmadığını anlamış, gülsemmi-ağlasammı diye tereddüt geçirmiş, gelir ayak Gürkan ağabeyin biraz canını yakmıştım. İnşaallah hakkını helal eder.
2. Arnavutluğun emektar belletmeni Gürkan ağabeylerin ev arkadaşı Armağan ağabey ile alakalı. Arnavutluğa yeni gittiğimiz dönemde yıl sonu yapılacak olan üniversite sınavına girmek ve Türkoloji bölümüne gidebilmek için Arnavutça bilir sertifikası isteniyordu; bizde (belletmen arkadaşımız Adil hoca ile) kurs alabilmek için öğretmen ararken, Armağan ağabey, "Ben veririm" dedi. Armağan ağabey herşeyiyle Arnavutça konuşuyor ve bize öğretmek için çabalıyordu. Çok güzel bir kurs eğitiminin bir gününde, konu tekerleğe gelmişti. Sırf tekerleği bize anlatabilmek için dışarı gidip bisikletinin tekerleğini söküp eve getirmiş ve bize "ky eshte rrot" demişti. Hayatımın en ilginç olayını asla unutamam kendisinden Allah razı olsun.
26.06.2009
Ertuğrul Güler, Aydın-Türkiye
kunala15@hotmail.com